3. Hafif Elementlerin Dağılımı: Büyük Patlama’dan kısa bir süre sonra evrende bol miktarda hidrojen, helyum ve lityum gibi hafif elementler oluşmuştur. Günümüzde gözlenen element bollukları, teorik olarak hesaplanan oranlarla büyük ölçüde uyumludur.
Öngörüm3: Hidrojen ağırlıklı nebulaların içerisinde yıldızların tohumları ekilirken,
doğal olarak en hafif element olarak hidrojen yıldızların oluşumunun temel elementidir. Nükleer reaksiyon başladıktan sonraki süreçlerde daha ağır elementlerin oluştuğu, ancak en kararlı element olması nedeniyle nükleer tepkimeye girmeyen demirden daha ağır elementlerin, yıldızın kızıl dev, süpernova gibi aşamalarında çekirdeğe yakın bölgelerinde oluştuğu bilimsel verilerle örtüşmektedir. Bu nedenle ağır elementlerin yıldızların çekirdeklerinde birikmesi nedeniyle, hafif elementlerin görünürde yoğunluğunun bundan kaynaklandığını düşünüyorum.
4. Galaksi ve Diğer Yapıların Oluşumu:
Büyük Patlama’dan sonra evrenin genişlemesiyle birlikte, küçük yoğunluk dalgalanmaları zamanla yıldızların, galaksilerin ve diğer gök cisimlerinin oluşmasına yol açmıştır. Kozmik arka plan ışınımındaki küçük sıcaklık dalgalanmaları, bu yapıların oluşumunu destekleyen gözlemsel kanıtlardır.
Öngörüm4: Bugün için yıldızların belirli bir evrede patlayarak, kütlelerine uygun olarak beyaz cüce, nötron yıldızı veya karadelik aşamasına geçtiklerini biliyoruz. Yine her galaksinin merkezinde süper bir karadeliğin veya karanlık madde birikimi olduğu bilimsel tespit değeri taşıyor. En basit anlatımla, Güneşimiz tüm gezegenlerini ve diğer gök cisimlerini çekim gücüyle Güneş Sistemi’ni oluşturuyorsa, galaksi sistemlerini de karadelik veya karanlık madde birikimi dediğimiz süper çekim güçlü bir gök cismi olması gerekiyor. Şimdilik bunlara kara delik veya karanlık madde birikimi diyebiliyoruz. Dananın kuyruğunun koptuğu yerdeyiz. Bugüne kadar ne bir beyaz cücenin ne bir nötron yıldızının ne de bir kara deliğin sonraki aşamasına tanık olmadığımız gibi, olası aşamalarını da bilemiyoruz. Bu nedenle tüm evrenin yaratıldığını iddia eden büyük patlamanın, aslında bir beyaz cücenin, bir nötron yıldızının veya bir kara deliğin aşaması olabileceği gibi, çekim güçleri ile tespit ettiğimiz ancak şimdilik gözlemleyemediğimiz karanlık madde veya enerjinin bir sonucu olabilir mi? diye daha geniş düşünme zamanımız geldi diye düşünüyorum.
5. Kırmızıya Kayma (Redshift):
Galaksilerden gelen ışığın kırmızıya kayması, yani dalga boyunun uzaması, galaksilerin bizden uzaklaştığını gösterir. Bu, evrenin genişlediğinin bir göstergesidir ve Büyük Patlama modelinin öngördüğü bir sonuçtur.
Öngörüm5: Galaksilerden gelen ışığın kırmızıya kayması kadar, maviye kayan ışınlarında olduğu, hatta bu konuda sarmal galaksilerin çokluğu tüm evrenin mutlak bir karanlığa sürüklenmediğini, çok karmaşık bir yapı sergilediğini göstermektedir. Büyük Patlama’nın aslında evrenin bir köşesinde kütlenin büyük bir kısmını oluşturan enerji çökmesinin yeni bir aşaması olduğu ihtimal dahilindedir. Bu arada, Enerji Çökmesi kavramını gelecekte sizlerle paylaşacağım Kütle ve Kütle Çekimi yazılarımda paylaşacağım. Burada biz bilimseverler olarak Büyük Patlama olarak adlandırdığımız alanın, evrendeki etkileştiği alanı tespit edebilmektir. Şundan eminim, siz bu satırları okurken, evrenin bir köşesinde bir büyük patlama gerçekleşmiş olabilir. Tıpkı onların da bize hayat sunan büyük patlamamızı asla bilemeyecekleri gibi…

