Bir toplumun demokratik olgunluğu, sadece sandığa gitme sıklığıyla değil, kendisine sunulan siyasi figürlerin retoriklerini ve eylemlerini tartabilme kapasitesiyle ölçülür. O nedenle siyaset sahnesinde, toplumsal doku ve gelecek vizyonu için ciddi riskler barındıran iki belirgin siyasi tipoloji, endişe verici bir biçimde öne çıkmaktadır.
Bu tiplerden ilki; sesi hiç titremeden, büyük bir özgüven ve retorik becerisiyle kendisinden önceki dönemi "Taş Devri" olarak niteleyebilenlerdir. Bu figürlerin en tehlikeli özelliği, gerçeklikten kopuk bir tarih inşa etme çabalarıdır. Onlara göre kendilerinden önce ne bir yol yapılmış, ne bir fabrika kurulmuş ne de bir toplumsal uzlaşı sağlanmıştır. Geçmişi tamamen karanlığa gömerek, tüm ışığı kendi üzerlerinde toplama gayreti içindedirler. Bu tutum, sadece siyasi bir rekabet yöntemi değil, aynı zamanda toplumun ortak hafızasını silme ve kolektif bilinci sakatlama girişimidir. Hafızası silinen bir toplum, bugünü değerlendirecek kıstaslardan mahrum kalır ve her türlü manipülasyona açık hale gelir.
İkinci ve belki de çok daha tehlike arz eden tipoloji ise; kendisine verilen gizli veya açık "görev" gereği, çatısı altında bulunduğu partiyi içeriden tahrip eden, iktidar yolunu kendi elleriyle kapatan figürlerdir. Bu siyasetçiler, seçmenin umudunu sömürerek muhalefet veya iktidar dengelerini kilitlemekle görevlendirilmiş Truva Atlarıdır. Kritik dönemeçlerde alınan anlamsız kararlar, tabanın sesine kulak tıkamalar ve partiyi halktan koparan stratejik "hatalar", aslında planlı bir tasfiyenin veya etkisizleştirmenin parçasıdır. Kendi siyasi kalesini yıkan bu figürler, toplumun alternatif arayışlarını çıkmaza sokarak siyaseti bir çözüm üretme mekanizması olmaktan çıkarıp, statükoyu koruyan bir tiyatroya dönüştürürler.
Toplum için en büyük tehdit, geçmişi yok sayan "tarih mühendisleri" ile geleceği tıkayan "siyasi Truva atlarıdır". Biri hafızaları yok ederken, diğeri umutları ve değişim potansiyelleri yok etmektedir. Demokratik bir bilinç, bu iki tipolojinin de sunduğu yanılsamaları fark etmek ve siyaseti kendi kişisel veya zümresel çıkarlarına alet edenlere karşı uyanık kalmak zorundadır.

