Ey Mustafa Çetin… Sen belediye başkanı mısın, bostan korkuluğu musun?
Önceki gün Atatürk Mahallesi’nde düzenlenen halk buluşmasında Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin’in konuşmasını dikkatle dinledim.
Sanki hiçbir yetkisi yokmuş gibi…
Sanki yedi yıldır Kapaklı Belediye Başkanlığı görevini kendisi yürütmüyormuş gibi…
Sanki Kapaklı’nın bugün geldiği imar düzeninden, şehirleşme anlayışından ve yaşanan trafik sorunundan kendisinin hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi konuştu.
“Bu imar düzeniyle giderse Kapaklı 20 yıl sonra yaşanmaz hale gelecek.”
“Trafik sorunu giderek büyüyecek.”
Sayın Başkan, bunları söyleyen kişi bu şehri yedi yıldır yöneten belediye başkanı değil mi?
Buradan kendisine açıkça soruyorum…
Ey Mustafa Çetin… Sen belediye başkanı mısın, bostan korkuluğu musun?
Yedi yıldır bu makamdasın.
Bu sorunları düzeltmek için ne yaptın?
Kapaklı’yı daha yaşanabilir bir kent haline getirmek adına hangi adımları attın?
Trafiği rahatlatacak hangi projeyi hayata geçirdin?
İmar konusunda hangi yanlışları düzelttin?
Tam tersine, imarda yapılan yanlışları Kapaklı’da yaşayan herkes biliyor, görüyor.
Geçmiş dönemlerde yapılan hataları sürekli dile getiriyorsun.
Peki senin döneminde yapılan hatalar neler?
Geçmişten daha iyi bir imar anlayışı mı ortaya koydun, yoksa sorunları daha da mı büyüttün?
Bunları bu şehirde yaşayan herkes biliyor.
Kapaklı’da yaşayan vatandaş artık neyin doğru, neyin yanlış yapıldığını görüyor, takip ediyor ve değerlendiriyor.
Çıkıp halkın karşısında sanki sıradan bir vatandaşmışsın gibi konuşuyorsun.
Sanki bu şehirde yaşanan plansızlığın, çarpık yapılaşmanın ve trafik karmaşasının sorumlusu sen değilmişsin gibi hikâye anlatıyorsun.
Üstelik seni dinleyenler de çıkıp şu soruyu sormuyor:
“Sayın Başkan, bunları anlatıyorsunuz da belediye başkanı olarak siz ne yapıyorsunuz?”
“Neden bu yanlışları düzeltmiyorsunuz?”
İşte asıl sorulması gereken soru budur.
Bir belediye başkanı, yönettiği şehrin sorunlarını elbette dile getirebilir.
Ama o sorunların çözüm makamında oturan kişi de kendisidir.
Yedi yıl boyunca yetki sizdeydi.
Kalem sizdeydi.
İmza sizdeydi.
Karar sizdeydi.
O halde bugün yaşananların sorumluluğunu başkalarına yükleyerek konuşamazsınız. Her sıkıştığınızda suçu geçmişe atamazsınız.
Kapaklı halkı artık mazeret dinlemek istemiyor.
Halk, sorunları anlatan değil; çözen bir belediye başkanı görmek istiyor.
Çünkü bu şehir hikâyelerle değil, doğru planlama, adaletli yönetim ve samimi hizmet anlayışıyla geleceğe taşınabilir.

