Yetkililer artık bu tabloyu görmezden gelmemeli, sorumluluk almalı ve gerekli adımları kararlılıkla atmalıdır. Liyakat, denetim ve şeffaflık yeniden sistemin temel taşları haline getirilmelidir.

Merhaba değerli okurlar,

Maalesef ülkemiz son iki gündür okullarda yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden canlarımızın acısını yaşıyor. Bu acı, sadece kaybedilen hayatların değil, aynı zamanda ihmal edilen gerçeklerin de bir yansımasıdır. Peki neden oluyor bu olaylar? Bu artan şiddetin sebebi sorumsuzluk mu, ihmal mi, yoksa liyakatten uzaklaşan bir sistemin sonucu mu?

Uzun zamandır yazmak istediğim bir konu vardı. Bugün yaşananlar, artık susmanın mümkün olmadığını gösteriyor.

Hemen yanı başımızdaki Saray ilçesinde bir lisede yaşandığı iddia edilen olay, aslında buzdağının sadece görünen kısmı. İddialara göre, okulda kayıtlı olmayan bir kız çocuğu gün boyu sınıfta vakit geçiriyor. Okul müdürü durumu fark edip müdahale ediyor. “Kızım senin burada ne işin var?” sorusuna aldığı cevap ise düşündürücü: “Annem işte, evde kimse yok. Akşama kadar burada duracağım.”

Bu durumun kabul edilemez olduğunu belirten okul müdürü müdahale etmek istiyor. Ancak süreç burada farklı bir yöne evriliyor. Olayın polise bildirilmesiyle birlikte yapılan araştırmada, kız çocuğunun ailesinde yasaklı maddeyle bağlantılı bir geçmiş olduğu ortaya çıkıyor. İddialara göre, bazı nüfuz sahibi kişilerin devreye girerek işlem yapılmasının önüne geçmeye çalıştığı konuşuluyor.

Peki sonra ne oluyor?

Bu olaya müdahale eden okul müdürü, kısa bir süre sonra başka bir soruşturma gerekçe gösterilerek görevden alınıyor ve başka bir ilçeye öğretmen olarak atanıyor.

Bu sadece bir iddia… Ama ya doğruysa?

Ve asıl soru şu: Bu tekil bir olay mı, yoksa sistematik bir sorunun parçası mı?

Bugün kamuoyuna yansıyan olaylar, belki de yaşananların çok küçük bir kısmı. Okullarda giderek artan şiddet, bağımlılık ve denetimsizlik ciddi bir tehdit haline gelmiş durumda. Eğitim kurumları sadece bilgi verilen yerler değil, aynı zamanda çocuklarımızın güven içinde olması gereken alanlardır.

Ancak görünen tablo, bu güven ortamının zedelendiğini açıkça ortaya koyuyor.

Bu noktada yapılması gereken bellidir:
Yetkililer artık bu tabloyu görmezden gelmemeli, sorumluluk almalı ve gerekli adımları kararlılıkla atmalıdır. Liyakat, denetim ve şeffaflık yeniden sistemin temel taşları haline getirilmelidir.

Çünkü mesele sadece bugünün değil, yarının da meselesidir.

Bu acıların bir daha yaşanmaması için artık herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.