Bir belediye başkanının görevi komşu ilçelerde yapılan projelerin minyatürlerine hayran kalmak değil, kendi şehrinde örnek gösterilecek yaşam alanlarının önünü açmaktır.

Merhaba Değerli Okur,

Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin'in, Çerkezköy'de bir inşaat firmasına ait projenin tanıtım lansmanında yaptığı konuşmayı bir Kapaklılı olarak utanarak izledim.

Trakya'nın ve Tekirdağ'ın gelişme potansiyeli en yüksek ilçelerinden biri olan Kapaklı'yı yedi yıldır yöneten Mustafa Çetin'in programda yaptığı konuşma ve sarf ettiği sözler tam anlamıyla bir facia niteliğindeydi. Yedi yıldır ilçeyi yöneten ve imar konularında yaptığı skandal uygulamalarla adeta şehre ihanet eden Çetin'in, programda projeyi hayata geçiren müteahhitlerden projenin minyatürünü istemesi gerçekten acınacak bir durumdu.

Daha da dikkat çekici olan ise, söz konusu şirketin önemli ortaklarından birinin yakın zamana kadar Kapaklı'da inşaat projeleri gerçekleştiren bir firmanın sahibi olmasıydı. Bu durum, insanın aklına ister istemez şu soruyu getiriyor:

Kapaklı'daki imar uygulamalarında yapılan hatalar, çarpık kentleşme anlayışı ve geçmişten bugüne belediye yönetimlerinde devam eden kötü alışkanlıklar mı bu yatırımcıyı Kapaklı yerine Çerkezköy'de yatırım yapmaya yöneltti?

Mustafa Çetin, gerçekten şehrin gelişmesini düşünmüş olsaydı, yedi yıldır "200 metrekarelik arsaya nasıl inşaat ruhsat verilir? çekme paylarıyla nasıl oynanır?" sorusuna cevap aramak yerine, "Bu şehirde nasıl bir imar düzeni kurarız da daha kaliteli, daha nitelikli ve daha yaşanabilir konut alanları oluştururuz?" sorusunun peşinden giderdi.

Ancak maalesef Çetin, kendisinden önce de var olan kötü imar alışkanlıklarını ortadan kaldırmak yerine onları artırarak devam ettirdi. Geçmişte yapılan imar uygulamalarını eleştirdi, "kırmızı alan" dedi. Toplu konut alanı ilan ettiği bölgelerde ada bazlı uygulamalarla planlı yaşam alanları oluşturmak yerine, parsel bazlı uygulamalarla 250-300 metrekarelik arsalar meydana getirdi.

Bugün Kapaklı'nın karşı karşıya olduğu çarpık kentleşmenin ve plansız yapılaşmanın temelinde de işte bu anlayış yatıyor.

Bu vizyonla, bu şehircilik anlayışıyla ve bu belediye başkanıyla modern, planlı ve yaşanabilir bir Kapaklı inşa etmeyi beklemek, kusura bakılmasın ama vatandaşla alay etmekten başka bir şey değildir.

Mustafa Çetin'e yakışan da komşu ilçede şehircilik adına ortaya konulan güzel bir projenin minyatürünü istemek olmuştur.

Keşke o minyatürü istemeden önce, neden böylesine önemli yatırımların Kapaklı'dan kaçıp Çerkezköy'e yöneldiğini sorgulasaydı.

Keşke yedi yılın sonunda elinde bir maket istemek yerine, başka ilçelerin belediye başkanlarının örnek aldığı bir Kapaklı modeli oluşturabilseydi.

Ama olmadı.

Çünkü şehirler günü kurtaran imar kararlarıyla, şehrin rantına yönelik değilde çıkar gruplarının rantına yönelik alınan imar kararlarıyla değil, vizyonla inşa edilir.

Ve ne yazık ki Kapaklı, geçen yedi yılda vizyonu değil, küçük hesapları ve kötü imar alışkanlıklarını büyüttü.