Teleskopların gördüğü en uzak ışık bile bizi ancak bir noktaya kadar geri götürebiliyor. Oysa fizikçiler, kozmik albümün daha ilk sayfalarına başka bir yoldan bakmaya çalışıyor: Maddeyi, Büyük Patlama’dan sonraki ilk mikrosaniyelerde hangi “hâlde” bulduysak, bugün laboratuvarda çok kısa bir anlığına yeniden üretmek.
KuarkGluon Plazması Nedir?
Günlük hayatta maddeyi katısıvıgaz diye sınıflandırırız; ama çekirdeğin içine indiğinizde tablo değişir. Proton ve nötronların içinde kuarklar vardır; kuarkları bir arada tutan “yapıştırıcı” ise gluonlardır. Normal koşullarda kuarklar tek başına dolaşamaz; güçlü kuvvet onları hapseder. Sıcaklık ve enerji yoğunluğu yeterince yükseldiğinde ise bu hapis gevşer: Kuarklar ve gluonlar, atom çekirdeklerinin sınırlarını aşan ortak bir ortamda serbestçe hareket etmeye başlar. İşte bu aşırı sıcak ve yoğun faza kuarkgluon plazması (KGP) denir.
Evrenin İlk MikroSaniyeleri:
Büyük Patlama’dan hemen sonra evren, bugün hayal etmesi zor bir enerji yoğunluğuna sahipti. Sıcaklık trilyonlarca derece mertebesindeyken madde, bildiğimiz atom çekirdekleri gibi “paketlenmiş” değildi; kuarklar ve gluonlar her yerdeydi. Evren genişleyip soğudukça güçlü kuvvet yeniden baskın hâle geldi ve kuarklar protonnötron gibi hadronların içine hapsoldu. Yani bir anlamda, bugün etrafımızdaki her şeyin yapıtaşları, o ilk mikrosaniyelerin plazma fazından “donarak” ortaya çıktı.
Laboratuvarda Mini Büyük Patlama:
Bu kadar uç koşulları evde kuramazsınız; ama parçacık hızlandırıcılarıyla doğayı “zorlayabilirsiniz”. Kurşun ya da altın gibi ağır çekirdekleri ışık hızına çok yakın hızlara çıkarıp çarpıştırdığınızda, çarpışma bölgesinde küçücük bir hacimde muazzam bir enerji yoğunluğu oluşur. Ortaya çıkan KGP’nin ömrü inanılmaz kısadır: Yaklaşık 10 üzeri -23 saniye. Yine de bu kısa an, dedektörlerin yakaladığı parçacık izlerine “imza” bırakmaya yeter.
Fizikçilerin yaptığı şey, bu plazmayı doğrudan “görmek” değil; onun soğuyup yeniden hadronlara dönüşürken ürettiği parçacık selini istatistiksel olarak okumaktır.
Değerli bilimseverler, teleskoplar geliştikçe gözlemlediğimiz evreninde yaşıda büyüyor. Çünkü daha uzaktan gelen ışıkşarı görebildiğimiz gibi, gördüklerimizde bize, büyük patlama sonrası gerek yıldızların, gerekse galaksilerin yapısının göründüğü gelişmiş evrede olmaması gerektiğini söylüyor.
Her zaman söylediğim gibi, tüm evreni tek bir büyük patlamaya bağlamanın artık sorgulanmasının zamanı gelmiştir. Henüz bir karadeliğin, beyaz cücenin patlama anı ışınlarına ulaşamadık. Ulaştığımızda kuarkgluon plazmasına tanıklık edebiliriz mi?
Bu arada Dünya Şampiyonasını zevkle ve Milli Takımımızın göğüslerimizi kabartacak başarılara imza atacağına inanıyorum.
Ancak hala Dünya‘nın düz olduğunu iddia edenlere soruyorum. Öğlen Güneşinin gölgesinde, canlı olarak gecenin ortasında nasıl seyredebiliyor sunuz?
Burada en büyük üzüntüm, sizlere oy verme yeterliliği verilmesidir.

