Siyasetin sert virajlarında, bir liderin gücü sadece attığı imzalarda değil, etrafını saran çemberin niteliğinde gizlidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş genel başkanı, bugün tarihi bir sorumlulukla ve etrafını saran sevgi seliyle iktidara yürümektedir.
Partinin iktidar yürüyüşüne çelme takan bay butlan ve atadıkları, belli ki Cumhuriyet değerleriyle doku uyuşmazlığı yaşıyorlar. Bugün, partinin iktidar yolundaki prangaları ve yüz karaları olduğu çaresizliklerinden net şekilde anlaşılıyor.
Çünkü, bu ihanet projesinin mimarları kendi ayaklarına sıktıklarını geçte olsa gördüler.
Zannettiler ki CHP‘nin başında BOP‘nin elemanı deşifre olmuş olsa da, CHP‘ye gönül verenler kuzu, kuzu gider CHP‘ye oy verir. Fakat yeni partinin CHP‘li olsun olmasın, halkta bulduğu karşılığı görünce şimdi CHP‘den ayrılmayın diye yalvarıyorlar.
Evet gerçek arınma, yeni parti ile yaşanıyor. Bunun sonucu da, bugün seçilmiş CHP liderinin arkasında, Anadolu’nun en ücra köşesinden metropollerin en kalabalık meydanlarına kadar uzanan, hiçbir karşılık beklemeden partisine gönül veren sade vatandaşların samimi sevgi seli vardır. Bu sevgi, ne bir makam beklentisiyle ne de bir atama vaadiyle beslenir; bu, tam bağımsız ve laik bir Türkiye idealine duyulan saf ve samimi bir bağlılıktır.
Burada atanmışlara ve atama beklediği için kafasını dut yemiş bülbül gibi, kafasını kuma gömenlere seslenmek istiyorum. Hem de bay butlanın bugün deşifre olan ajandasını, 2012 yılında yani bundan 14 yıl önce Çerkezköy Haber Gazetesi‘nde yayımlanan ‘Kılıçdaroğlu‘na Mektup‘ yazımda tespit etmiş biri olarak...
Sadece CHP‘ye değil, Cumhuriyetimizin bekasına ihanet projesinde yer almanın siyasi bir ikbal olmayacağı bu kadar açık ve net iken, nasıl bir ikbal peşindesiniz?
Yarın yerelde varsayalım sokağa çıktığınızda, mafya, torbacı ve pavyon fedaileri dışında yüzlerine bakabileceğiniz kimi bulacaksınız?
Siyaset, aynı zamanda risk alma ve kararlılık sanatıdır. Kritik eşiklerde sesini yükseltmeyenler, statükonun konforuna sığınanlar ve "bekle-gör" politikasıyla pozisyon alanlar, aslında CHP’nin iktidar yolculuğunun gizli frenlerdir. Ancak her iki grubunda kirli çabaları geriye tepmektedir.
Unutulmamalıdır ki; halkla arasına duvar örenler değil, halkla birlikte o duvarları yıkanlar tarihin akışını değiştirir. Mustafa Kemal Atatürk gibi....

