Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşlarını oluşturan demokrasi, laiklik ve hukukun üstünlüğü ilkeleri, devlet ile yurttaş arasındaki ilişkinin sağlıklı şekilde yürütülmesini sağlayan en önemli unsurlardır. Bu yazıda, karşılıklı ilişkiler ve sorumluluklar üzerinde durarak, adalet ve refahın tesisi için neden önemli olduklarını ele almaya çalışacağım.

Devlet Aklının Yurttaşa Karşı Sorumlulukları:

-Devlet aklının öncelikli görevi, yurttaşlarının temel hak ve özgürlüklerini güvence altına

almaktır. Çünkü yaşam, eğitim, din, vicdan ve ifade özgürlüğü gibi temel haklar, devletin koruması altındadır.

-Devlet aklı, hukukun üstünlüğünü esas alan anlayışla tüm yurttaşlarına adil, tarafsız ve eşit hizmet sunar. Kamu hizmetlerinde asla ayrımcılık yapmaz ve israfa kaçmaz. Çünkü harcayacağı her kuruşta yetim hakkı olduğunu bilir. Ancak, başta ulusal güvenlik olmak üzere sağlık ve eğitim alanlarında tasarruf tedbirleri ile ihmal edilmesine asla izin vermez.

- Anayasamızda da yer alan laiklik anlayışı, din ve vicdan özgürlüğünün temel güvencesidir.

Bu anlamda laiklik, toplumsal barışın ve farklı inançların bir arada yaşamasının olmazsa olmazıdır. O nedenle devlet aklı, kamu kurumlarının siyasal örgütlerin propaganda alanı yapılmasına asla izin vermez.

Yurttaşların sağlık, eğitim, barınma gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması, sosyal devlet

olma anlayışının gereğidir. Bu nedenle devlet aklı, özellikle dezavantajlı guruplara karşı koruyucu önlemler alırken, dezavantajlı grupların oluşmaması için önceden alınması gereken projeleri hayata geçirir.

Yurttaşın Devlete Karşı Sorumlulukları:

-Yurttaşların, devletin koyduğu yasalara ve kanunlara uyması temel bir sorumluluktur.

Bireysel olarak değiştirilmesini istediğiniz yasaların ve kanunların olması mümkündür.

Değiştirilmesi için demokratik ve yasal sınırlar içinde mücadele etmekte her yurttaşın hakkı olduğu gibi, bu haklarda devletin güvencesi altındadır. Ancak değiştirilmesini istediğimiz bir yasaya uymama hakkı söz konusu olamaz. Aksi takdirde toplumsal barış ve devletin bekası için bir risk oluşturabileceğimizin sorumluluğunun farkında olmamız gerekir.

-Kamu hizmetlerinin sürdürülebilmesi için, yurttaşların gelirleri oranında vergi ödemesi

gerekir. O nedenle vergi kaçırmak ve vergi kaçırılmasına göz yummak yüz kızartıcı suçlardan biridir.

-Yurttaşlar, toplumun huzur ve düzenine katkıda bulunmalı, farklı inanç ve düşüncelere

saygı göstermelidir. Yurttaşların yasalara uyarak, devletin bekası için ve sorumluluklarının farkında olması ortak yaşamın gereğidir.

-Gerekli şartlar oluştuğunda, vatan savunmasına katılmak da en kutsal yurttaşlık görevleri

arasındadır. "Vatan borcu" kavramı, bu sorumluluğun güzel bir ifadesidir.

Sonuç olarak hem devletin yurttaşa hem de yurttaşın devlete karşı sorumluluklarını yerine getirmesi, adaleti ve refahı da beraberinde getireceğine İNANIYORUM.