Resmi adıyla Marshall Planı, Avrupa Ekonomik İş birliği Programıdır. 1947 yılında ABD Dışişleri Bakanı George Marshall tarafından ortaya atılan ve İkinci Dünya Savaşı'nın harap ettiği Avrupa ülkelerinin ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmasını amaçlayan yardım ve kalkınma programı densede…???

Türkiye, savaşın doğrudan tarafı olmamasına rağmen 1948 yılında Marshall Planı’na dahil edilmiştir. Bu plan kapsamında ilkokul çağındaki çocuklara dağıtılmak üzere süt tozu ve tereyağı gönderilmiştir. Tarım ülkesi olan ülkemizde, iktidar erklerinin ABD tarafından gönderilen süt tozu ve tereyağının çocuklarımız tarafından tüketilmesi hususundaki ısrarlı tutumları dikkatimi çekmişti.

Süt tozunun içeriğini araştırdığımda, bozulmaması için alüminyum tozunun kullanıldığını öğrendim. Alüminyum tozunun insan sağlığı üzerinde ise… şimdi dananın kuyruğunun koptuğu yere geliyoruz. Alüminyum tozunun çocuk yaşlarda alınmasının kalıcı ve yan etkisi, eminim, benim kadar sizde bunun yardımdan öte, biyolojik silah olduğundan şüphe duymayacaksınız. Çünkü, alüminyum tozuna çocuk yaşta maruz kalanların, beyinlerindeki sorgulama yetenekleri köreliyor. Bu nedenle algılarla yönetilmeye açık hedef haline geliniyor.

Özellikle son yıllarda başta kadın cinayetleri olmak üzere, çocuk tecavüzlerine,

Yabancı şirketlerin altın sevdası uğruna doğal zenginliklerimizi talan etmelerine, Vergilerimizle ülkemize kazandırılan dev fabrikaların, köprülerin, otoyolların yok pahasına özelleştirilmesine, Hatta topraklarımızın (Lozan ile bizim topraklarımız olduğu tescil edilen adalarımız.) işgal edilmesine duyarlılığımızı yeterince gösterebildik mi?

Acaba yeni bir Marshall Planı ile mi? karşı karşıyayız. Sebebi ne olursa olsun, doğal zenginlik kaynakları ve yetişmiş insan gücüyle Dünya’nın 1.Harikası olan ülkemizde yaşananları sorgulamamızın, ülkemizin bekası için çok önemli olduğuna inanıyorum. Hatta, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi ve İsrail’in ‘Vadedilmiş Topraklar’ hayalleri nedeniyle dün Irak’ta, Suriye’de, Gazze’de bugün İran’da yaptıkları kıyımların yarın nereye varacağını sorgulamamız ve ülkemizin bekası için tek yürek ve tek ses olmamızın hayati derecede önemli olduğuna inanıyorum. İktidarı ve muhalefeti, sağcısı ve solcusu ile bekamıza yönelik bu tehditte, omuz omuza olmamızın işte TAMDA ZAMANI!!!