Merhaba değerli okur,

Kapaklı Belediye Meclisi’nin Ekim ayı olağan toplantısının ilk oturumunda tansiyon yükseldi.

Yeni Parti grubunun, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin’in belediye başkanlığı döneminde kurduğu şirket ve bu şirketin faaliyet alanıyla ilgili verdiği soru önergesi Başkan Çetin’i oldukça kızdırdı. Başkan Çetin mecliste önergeye imza atanlara yönelik “ahlaksız” ifadelerini kullanarak yargı yoluna başvuracağını ifade etti.

Madem konu ahlaka geldi, o halde birkaç soru sormakta fayda var.

Başkanın kurduğu şirket ne iş yapıyor?

Neden faaliyetlerini durdurdu?

Faaliyet gösterdiği dükkan kimin?

Başkana veya yakınlarından birine aitse hangi parayla, hangi yöntemle alındı?

Daha da önemlisi:

Başkanlığını yaptığınız belediye, bu şirketin faaliyet gösterdiği sektörde mal ve hizmet satın alıyor mu?

Kamuoyunda konuşulanlar ve basına yansıyan iddialar karşısında YENİ Parti grubunun iddiaları ilk mühattabına sormaktan doğal ne olabilirdi.

İşte tam da bu yüzden soru önergesi var.

Belediye meclisinin görevi zaten soru sormaktır.

Belediye Kanunu’nun 26. maddesi, meclis üyelerine belediye işleri hakkında sözlü veya yazılı soru sorma hakkını açıkça veriyor. Başkanın veya görevlendireceği kişinin de bu soruları cevaplandırması öngörülüyor.

O halde bir meclis üyesinin şu soruları sormasının neresi ahlaksızlık?

Belediyenin 2024 yılından itibaren kullandığı kırıcılar, ataşmanlar ve yedek parçalar hangi firmalardan alındı?

Bakım ve servis hizmetleri hangi şirketlere yaptırıldı?

Bu alımlar ihale ile mi, doğrudan teminle mi gerçekleştirildi?

Ne kadar ödeme yapıldı?

Başkana ait şirketin veya ticari ilişki içerisinde olduğu firmaların bu işlemlerden doğrudan ya da dolaylı bir ekonomik menfaati oldu mu?

Varsa belgeleri açıklarsınız.

Yoksa da çıkar, “Belediyemiz bu firmadan tek kuruşluk mal veya hizmet almamıştır; bağlantılı şirketlerden de herhangi bir menfaat sağlanmamıştır” dersiniz.

Konu kapanır.

Fakat soruya cevap vermek yerine soruyu sorana “ahlaksız” derseniz, doğal olarak yeni bir soru ortaya çıkar:

Soru sormak mı ahlaksızlık, yoksa soruların cevapsız kalması mı?

Burada kimseyi peşinen suçlu ilan etmiyoruz.

Belediye başkanına ait bir şirketin belediyenin ihtiyaç duyduğu ürünlerle aynı sektörde faaliyet göstermesi, tek başına hukuka aykırı bir satış yapıldığını kanıtlamaz.

Ancak kamu görevi yalnızca kanunun yasakladığı son çizgiyi aşmamakla ölçülmez.

Bir de şeffaflık vardır.

Bir de çıkar çatışması görüntüsünden kaçınmak vardır.

Bir de vatandaşın, “Acaba?” diye sormasına dahi gerek bırakmayacak kadar açık olmak vardır.

Belediye başkanlığı sıradan bir ticari görev değildir. Belediye başkanı bir taraftan belediyenin bütçesini, yatırımlarını ve idari yapısını yönetirken, diğer taraftan belediyenin ihtiyaç duyduğu ürün ve hizmetlerle aynı pazarda ticari faaliyette bulunuyorsa, kamuoyunun bu ilişkiyi sorgulaması son derece doğal hale gelir.

Üstelik Belediye Kanunu, belediye başkanının belediyeye karşı doğrudan veya dolaylı taahhüt ilişkisine girmesini açık biçimde sınırlandırıyor.

Bu nedenle tartışmanın çözümü bağırmakta, hakaret etmekte değil, belgeleri ortaya koymaktadır.

2024’ten bugüne kadar Kapaklı Belediyesi’nin söz konusu ürün ve hizmetlere ilişkin satın alma dökümlerini açıklayın.

Firmaları açıklayın.

Faturaları açıklayın.

İhaleleri ve doğrudan teminleri açıklayın.

Varsa MBC Makina veya bağlantılı ticari ilişkilerle ilgili durumu açıklayın.

Sonra vatandaş karar versin.

Çünkü kamu görevi yapan kişinin en güçlü cevabı hakaret değil, belgedir.

Ve son olarak…

Madem mecliste konu “ahlak” üzerinden açıldı;

Bir kez daha sormak istiyorum.

Bu iddiaları ortaya çıkaran, araştıran, soranlar mı ahlaksız?

yoksa başka belediye başkanları şaibeye bulaşmamak adına sahip oldukları şirketlerin yönetimini başkalarına bırakırken

belediye ile doğrudan ilgili bir sektörde şirket kuran belediye başkanları mı ahlaksız?

Bunun kararını da ne ben vereyim ne Mustafa Çetin ne de herhangi bir siyasi parti versin.

Tüm olan biteni tüm çıplaklığıyla anlatmaya çalıştım; şimdi kararı Kapaklı kamuoyu versin.

kim ahlaklı, kim ahlaksız…