İnsanlık tarihi boyunca takvim, zaman ve uzunluk kavramları yaşadığımız gezegene, yani Dünya'ya ve onun en yakın yıldızı olan Güneş ile uydumuz Ay’a bağlı olarak tanımlanmıştır.
Günümüzde kullandığımız takvim birimleri, Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönüşü (bir gün), Güneş etrafında dolanımı (bir yıl) ve Ay’ın evreleri (bir ay) gibi olgulara dayanır.
Zaman birimleri ise, bir günün 1/24’üne saat, saatin 1/60’ta birine dakika ve bununda 1/60’ta birine denk gelen sezyum-133 atomunun belirli bir enerji seviyesi geçişinde yayılan ışımanın 9.192.631.770 periyodu bir saniye olarak tanımlanmıştır.
Uzunluk birimleri ise, önceleri insan vücudu ölçülerinden yola çıkarak tanımlanmış, daha sonra Dünya’nın çevresi ve ışık hızı gibi daha evrensel kabul edilen sabitlere bağlanmıştır. Modern tanımda, bir metre; vakumda ışığın bir saniyede katettiği mesafenin 1/299.792.458’i olarak belirlenmiştir.
Ancak, insanlık sadece Ay’a ayak basmakla kalmadı; Mars’a yolculuklar planlanıyor, Güneş Sistemi’nin ötesine gönderdiğimiz sondalarla evreni keşfetmeye çalışıyoruz. Galaksiler arası yolculuklar, başka yıldız sistemleri ve devasa kozmik mesafeler söz konusu olduğunda, baz aldığımız ölçümlerimizin temellerini sorgulamak kaçınılmaz hale geldi diye düşünüyorum.
Dünya ve Güneş gibi gökcisimleri evrende son derece küçük ve yerel ölçekte kalırlar. Aynı şekilde, ışığın bir yılda katettiği mesafe (ışık yılı) bile galaksi ölçeğinde çok yavaş kalıyor. Güneş Sistemi dışına yapılacak yolculuklarda veya ölçümlerimizin temelini evrensel birimlere dayandırmanın bol sıfırlardan kurtulmak için gerekli olduğunu düşünüyorum.
Örneğin, takvim için Güneş, galaksi merkezinden yaklaşık 27.000 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor ve Samanyolu’nun merkezi etrafında saatte yaklaşık 828.000 km hızla hareket ediyor. Samanyolu’nun çapı ise yaklaşık 100.000 ışık yılıdır.
Güneş’in Samanyolu çevresindeki bir tam dönüşüne “Galaktik yıl” veya “kozmik yıl” deniyor. Ortalama kabul edilen süreyi 230 milyon yılı Galaktik Yıl olarak alır ve ay ve günü 1/10 üzerinden alırsak…
1 Galaktik Yıl=230 milyon. /1 galaktik ay: 230 X 10 = 2300 milyon / 1 galaktik gün: 23000 milyon olabilir mi?
Zaman için atom altı parçacıkların yarılanma süreleri gibi sabitler ön plana çıkabilir.
Yarı ömür, radyoaktif maddeyi oluşturan atomların yarısının diğer bir elemente dönüşmesi için geçmesi gereken süredir. Kararsız çekirdekler çok hızlı bozunur; kararlıya yakın olanlar ise trilyonlarca yıl boyunca neredeyse hiç değişmez. Dünyamızdaki ölçümlerde tespit edilen bu süre, elbette evrenin farklı yerlerinde nüans derecesinde farklılık göstermesi olasılık dahilinde olması halinde bile, bence zaman birimi olarak en kuvvetli aday olduğunu düşünüyorum. Bunun içinde Dünyamızın yaşının belirlenmesinde en çok kullandığımız Karbon‑14 (C‑14) atomunun bozunma süresi olan 5730 yılı saat olarak alırsak…
5730 galaktik saat, 5730 x10 =57.300 galaktik dakika, 57.300x10= 573.000 galaktik saniye olarak alınabilinir mi?
Uzunluk için ise, evrenin her yerinde sabit olan ışık yılı daha büyük ölçekli ve sabit uzunluk birimi olarak kullanılabilir. Çünkü ışık yılı bir zaman birimi değil, bir uzunluk birimidir.
Işık, boşlukta saniyede 299.792.458 m hızla ilerler. Bu sürede aldığı toplam yol 9,46 triliyon km’dir. Bunu 10 trilyona yuvarlayarak km olarak alırsak…
10 triliyon galaktik kilometre, 10/10=1 Galaktik Hektometre, 1/10=0,1 Galaktik Dekametre olarak alınabilinir mi?
Belki bir gün, Dünya ve Güneş’in ötesinde, atomların ve kozmik mesafelerin evrensel diliyle konuşan bir medeniyet olacağız.

