Tarih, tekerrürden ibaret derler; ancak İstanbul söz konusu olduğunda tarih, bir uyarı levhası gibi önümüzde duruyor. 1509 yılında bu kadim şehir, "Küçük Kıyamet" (Kıyamet-i Sugra) olarak adlandırılan o kötü anı yaşadı. Surlar yerle bir oldu, 10 metreyi aşan dev tsunami dalgaları kıyıları dövdü, yüzlerce can bir gecede toprağa düştü. Şehir, o gün yerin altından gelen öfkeyle tanıştı.
Aradan geçen asırlar sonra, 1894’te İstanbul bir kez daha sarsıldığında, Sultan 2. Abdülhamit bilimsel bir merak ve devlet adamı refleksiyle Atina Rasathanesi Müdürü Eginitis’i şehre davet etti. Eginitis, o günün kısıtlı imkanlarıyla sadece enkazları gezerek dahi hayati bir gerçeği saptadı: Depremin merkezi denizdi ve fay hattı Marmara’nın kalbinden geçiyordu. Ne var ki, o dönemde yapılan en büyük hata, binaların ve surların bir yıl içinde hızla, ancak aynı yerlerine ve aynı teknik yanlışlarla inşa edilmesi oldu. Yenilenen sadece taşlardı, anlayış değil.
Bugün, modern bilimin ışığında Eginitis’in haritalandırdığı o fay hattına baktığımızda manzara daha ürkütücü bir hal alıyor. Sismolojik veriler, Adalar segmentinde ciddi bir kilitlenme olduğunu ve biriken gerilimin 4 metrelik bir atıma ulaştığını gösteriyor. Yer altındaki bu dev enerji, 1509’un o yıkıcı gücünü yeniden serbest bırakmak için gün sayıyor.
İstatistiksel modeller ve sismik boşluk analizleri, 1509 şiddetindeki bir depremin periyodunun dolduğunu ve artık bu devasa sarsıntının tahammülünün kalmadığını işaret ediyor. Bu, bir felaket tellallığı değil, yerin altındaki matematiğin bizlere haykırdığı bir gerçektir.
Geçmişte yapılan hataları tekrarlama lüksümüz yok. 1894’te olduğu gibi sadece yıkılanı yerine koymak yetmez; zira deniz altındaki ve İstanbul‘un 20 km uzağındaki o 4 metrelik gerilim boşaldığında, sadece binalarımız değil, şehrin hafızası ve geleceği de sınanacak. İstanbul ve yakın çevresi için vakit daralıyor; Küçük Kıyamet’in modern bir kâbusa dönüşmemesi için artık saniyelerin bile önemi var. Hazır mıyız? Ne yazık ki tarih, hazır olmayanları değil, sadece tedbir alanları bağışlıyor.
