Kapaklı’da kurulması planlanan 20 türbinli Rüzgar Enerji Santrali (RES) projesi için yapılan ÇED Halkın Katılım Toplantısı, aslında sadece bir çevre toplantısı değil siyasetin samimiyet testine dönüştü. Ve bu testte birçok isim sınıfta kaldı.

Ortada son derece net bir tablo var: Kapaklı halkını doğrudan ilgilendiren, yaşam alanlarını, tarım arazilerini, sağlığını ve geleceğini etkileyecek bir projede, halk sesini duyurmak için oradayken; “halkın temsilcisi” sıfatını taşıyanların büyük çoğunluğu ortada yoktu. Belediye Başkanı Mustafa Çetin, AK Parti İlçe Başkanı Dursun Tekin ve muhtarlar toplantıdaydı. Peki geri kalanlar? Milletvekilleri, ilçe başkanları, muhalefet temsilcileri, sosyal medyada ahkam kesenler neredeydi?

İşin en ironik kısmı ise şu: En çok eleştirdikleri isim olan Belediye Başkanı Mustafa Çetin “Cumhurbaşkanına kadar giderim” diyerek açıkça halkın yanında durduğunu ifade etti.

Buradan açıkça sormak gerekiyor: Sayın milletvekilleri, ilçe başkanları, muhalefet temsilcileri… Sizler neredeydiniz? Halk toprağını savunurken, siz hangi toplantıdaydınız? Hangi mazeret, Kapaklı halkının geleceğinden daha önemliydi? Yoksa seçim zamanı gelince yine “biz halkın sesiyiz” demek daha mı kolay?

Siyaset, sadece eleştirmekle yapılmaz. Siyaset, zor zamanda orada olmayı gerektirir. O koltuklar, sadece sosyal medya paylaşımları yapmak için değil; halkın yanında durmak için vardır.

Bu toplantıya katılmayan herkes, Kapaklı halkına bir açıklama borçludur. Sessizlik, bazen en yüksek itiraftır ve bu sessizlik, ne yazık ki çok şey anlatmaktadır.