Jeffrey Edward Epstein, MOSSAD ajanı meşhur sapık. Muhtemelen asrın sapığı. 20 Ocak 1953'te Brooklyn, New York'ta, Yahudi bir ailede doğdu. Kariyerine fizik ve matematik öğretmeni olarak başladı, daha sonra bankacılık ve finans sektörüyle ilgilendiği yıllarda MOSSAD’a angaje oldu.
Epstein’in MOSSAD’a angajesi İsrail merkezli örtülü bir iş ilişkisine dayanıyor. Her ne kadar tüm siyonistler doğal bir MOSSAD elemanı kabul edilse de Epstein’in ilişkisi oldukça farklı. Epstein’in 2015’deki Reporty Homeland Security'ye (Carbyne) yatırımı, söz konusu ilişkinin bir hediyesi olarak Epstein’i oldukça kalkındırdı. Carbyne, eski İsrail Savunma bakanı ve İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) genelkurmay başkanı olan eski İsrail Başbakanı Ehud Barak tarafından yönetilen, CEO'luğunu özel kuvvetler subayı Amir Elihai’nin yürüttüğü ve şirketin üst yöneticisi Pinchas Bukhris’in bir zamanlar İsrail Savunma Bakanlığında genel müdürlük ve IDF’de siber birim komutanlığı yaptığını belirtmek gerekir.
Epstein’in sapıklıklarını anlamak için onun MOSSAD’la organik ilişkisini çarşaf gibi açıp dedektif gibi incelemek elzemdir.
MOSSAD Epstein’den ne istedi? Epstein’in görev ne idi?
Epstein, basit bir gizli servis elemanından öte özel misyonlar yüklenmiş biriydi. MOSSAD ona, Epstein Adası olarak da bilinen Karayipler’deki özel adayı tahsis etti. Söz konusu ada yıllardır siyonist jet sosyetenin eğlence merkezi ve uğrak yeri olarak bilindi. Kimdi bu siyonist jet sosyete. Tek tek saymakta fayda var:
Hollywood starları
Amerikalı popçular
Ünlü senaristler ve edebiyatçılar
Üst düzey siyasetçiler
Üst düzey iş insanları
Ve üst düzey diplomatlar
Bu saydıklarımın ortak özelliği, siyonizm tarafından parlatılıp önleri açıldığı için siyonizme karşı vefa borcu duyan kişiler olmalarıdır.
Şimdi gelelim can alıcı soruya. Epstein Adası’nda neler yapılıyordu?
Yıllar yılı kamuoyuna anlatılan masalda, sıradanmış gibi görünen ama katılımcılarının ağırlığı nedeniyle de merak uyandıran bir dizi eğlencelerin tertiplendiği biliniyordu. En fazla seks partileri yapılıyordur diye düşünüldü ve unutulup geçti. Ne de olsa şehvani sapıklıklar, Batı’nın alışılagelmiş ahlaksızlığı içinde normal bir mevzudan öte gitmiyordu. Ancak…
Ancak durumun vahameti gün geçtikçe gün yüzüne çıktı, gün yüzüne çıktıkça Epstein Adası’nda büyük bir dram yaşandığı anlaşıldı. O dramları da sıralayalım, birlikte şaşıralım:
Gençleşme ilaçlarında hammadde olarak kullanılan çocuk kanlarını elde etmek için özellikle işkenceyle öldürülen küçük çocuklar…
Canlı insan avı etkinlikleri…
Vahşi hayvanlara parçalattırılan insanlar…
Küçük çocuklara cinsel istismar partileri…
İnsanlara ve hayvanlara işkence etkinlikleri…
İblis ve diğer şeytanların davet edildiği ayinler…
Liste kısaca böyle. Listede gördüğünüz küçük çocukların nasıl temin edildiğine gelince… Bu çocuklar elbette ki ABD veya Avrupa’dan gelmiyor, İsrail’den hiç gelmiyor. Hemen hepsi Filistin başta olmak üzere savaş ve doğal afetler görmüş ve başkaca ülkelerden kaçırılıyor. Kimi zaman otellerden, otellerdeki görevlilere 300 USD gibi paralar ödeyerek; kimi zaman da deprem gibi felaketlerde devlet idarelerinin müsamahasında çocukları alenen ya da gizli kaçırarak! Hatırlarsınız, 17 Ağustos 1999 Depreminde dünya kadar kayıt dışı kaybımız vardı ve bunların çoğu da çocuktu. 6 Şubat 2023 Depremlerinde de aynı dramı yaşadık.. Şimdi taşlar yerine oturuyor. Bir zamanlar söylenti ya da şüphe olan korkuların gerçeğe dönüşmesidir Epstein Vakası.
İyi de Epstein denen herif bunca organizasyonu neden yapıyordu? İşte Epstein sapıklığının bam teli de bu! Epstein bir MOSSAD görevlisi olarak bütün bu sapıklıkları, işkenceleri, azgınlıkları gizlice kayıt altına alıyor ve MOSSAD’a servis ediyordu. Gerçi bu yöntemi hemen hemen tüm istihbarat servisleri kullanır. Mesela bal tuzağı denen mevzu meşhurdur. Ama Epstein olayı hem en tanınmış ünlülerin, zenginlerin ve siyasetçilerin ağa düşürülmüş olması hem de ağa düşenlerin iğrenç sapkınlıkları nedeniyle bambaşka bir boyutu ifade ediyor.
MOSSAD, Epstein organizasyonundan ele geçirdiği kayıtları birer tehdit ve şantaj aracı olarak kullanmamış olabilir mi? Mümkün değil! Elbette kullanmıştır kullanmasına da aceba kimlere ne yaptırmıştır, aceba hangi siyasetçiler devletine-milletine ihanet etmiştir, aceba İsrail’e hangi menfaatler sağlanmıştır, aceba hangi zenginlerden hangi fonlar İsrail’e aktarılmıştır, aceba hangi ünlü medya kanallarında hangi operasyonlar çekilmiş, hangi sosyal mühendislikler yapılmıştır..!
Daha da somutlaştıracak olursak çarpıcı bir örnek vereyim: Epstein’in e-mail dökümlerinin yayımlanmasıyla kanalizasyonlar patladı, çağlaya çağlaya akmaya başladı. Son olarak Epstein ile Bill Gates arasındaki yazışma tam bir fecaat. 20 Mart 2015 tarihli söz konusu yazışmada Bill Gates, Epstein’e bir mail atarak pandemi planı olduğunu, pandemiyi nasıl takvimlendireceğini, pandemi çerçevesinde neler yapacağını vs. soruyor. Epstein’dan fikir alırken ona saygısını, bağlılığını görmemek, görüp de şaşırmamak mümkün değil.
Epstein sapıklığı işte böylesine derya deniz bir skandallar zinciri olarak karşımızda duruyor. Bakalım daha neler göreceğiz. Yeter ki birileri yahudi olmayan milletlere yaşam hakkı tanımayan, üstün ırkçı, soykırımcı, Hitler kafalı bu siyonist sapıklığın araştırılmasının önüne taş koymasın. Daha açık söylüyorum; Epstein ile ilgili ifşaatlara kim bozuluyorsa, kim kulp takmaya çalışıyorsa bilin ki o da siyonist bir Epstein uşağıdır.

