İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM’de gerçekleştirdiği basın toplantısında gazetecilere yönelik tutuklamalara, sansüre ve basın üzerindeki baskılara tepki gösterdi. Gazetecilerin özgürlüğünün kısıtlanmasının toplumun haber alma hakkını da ortadan kaldırdığını vurgulayan Taşçı, basına yönelik müdahalelerin sadece bireysel hakları değil, kamuoyunun haber alma özgürlüğünü hedef aldığını ifade etti. Mesleği gazetecilik olan bir milletvekili olarak konuşan Taşçı, basın özgürlüğü mücadelesini sürdüreceklerini belirtti.

"GAZETECİLERE YÖNELİK HUKUKİ SÜREÇLER SORGULANMALI"

Gazetecilere yönelik uygulamaları değerlendiren Milletvekili Taşçı, ev hapsinde bulunan gazetecilerin yeniden tutuklanmasına dikkat çekerek Murat Ağırel örneğini verdi. Ağırel’in durumunu eleştiren Taşçı; Fatih Ergin, İsmail Arı ve İsmail Saymaz hakkında yaşanan hukuki süreçleri de gündeme getirdi. Ergin’in bir ifade hatası nedeniyle tutuklu bulunmasını sorgulayan Taşçı, gazetecilerin haber yapma ve ifade özgürlüğünün cezalandırma aracına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.

"GAZETECİLİĞİN ÖZGÜRLÜĞÜ HEDEF ALINIYOR"

Gazetecilerin karşı karşıya kaldığı baskıları ekonomik ve toplumsal hak ihlalleriyle birlikte değerlendiren Taşçı, gazetecilerin patron, işsizlik, suç örgütleri ve iktidar sahiplerinden kaynaklanan tehditlerle karşılaşabildiğini ifade etti. Basın mensuplarının haberlerinin çalıştıkları kurumlarda sansüre uğraması ve gazetecilerin mesleklerini özgürce yapamaması konusundaki endişelerini dile getiren Taşçı, basın özgürlüğünün ortadan kaldırılmasına izin vermeyeceklerini kaydetti.

"BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN İHLALİ ANAYASAYA VE EVRENSEL HUKUKA AYKIRIDIR"

Basına yönelik müdahalelerin hukuki boyutuna dikkat çeken Selcan Taşçı, haksız tutuklamaların Anayasa’nın 28’inci maddesindeki basın özgürlüğü ve sansür yasağı ile 19’uncu maddesindeki kişi özgürlüğü ve güvenliği ilkelerini ihlal ettiğini belirtti. Dijital ortamda herkesin erişebildiği bilgilerin gerekçe gösterilerek gazetecilerin özgürlüklerinin kısıtlanmasını eleştiren Taşçı; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesi ve BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile korunan basın özgürlüğünün ve gazetecilerin hukuki güvencelerinin muhafaza edilmesi gerektiğini savundu.

HALK TV VE MASAK SÜRECİNE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

Mali soruşturmalar ile basın kuruluşlarının faaliyetleri arasındaki ilişkiye değinen Taşçı, MASAK uygulamalarını ve Halk TV’deki süreci değerlendirdi. Bir kişi hakkında yürütülen mali soruşturmanın basın kuruluşlarının ve kamunun haklarını ihlal edecek şekilde uygulanamayacağını belirten Taşçı, suçun şahsiliği ilkesine dikkat çekti. Anayasa’nın 30. maddesine atıfta bulunan Taşçı, kanuna uygun kurulan basın işletmelerinin hukuki güvencelerinin korunması gerektiğini ifade etti.

"ADALET DUYGUSU ZEDELENİYOR"

Konuşmasında tutuklu gazeteci Murat Ağırel’in ailesine yönelik tehdit iddialarına da değinen Taşçı, gerçek suçlular dışarıdayken gazetecilerin cezaevine gönderilmesinin adalet duygusunu zedelediğini söyledi. Gazetecilerin ortaya çıkardıkları iddialar ve haberler nedeniyle baskıyla karşılaşırken kendilerine ve ailelerine yöneltilen tehditlerin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

"SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK"

Taşçı: Türk Milletinin ahı boğazınıza takılacak
Taşçı: Türk Milletinin ahı boğazınıza takılacak
İçeriği Görüntüle

Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü alanındaki sorunlara karşı müadelenin süreceğini belirten Taşçı, dayanışmanın önemine işaret etti. Basın özgürlüğünün doğrudan halkın haber alma hakkıyla ilgili olduğunu vurgulayan İYİ Partili Milletvekili Taşçı, “Sansüre hayır! Habere özgürlük!” çağrısında bulunarak kamuoyunu ve vatandaşları gazetecilerin mücadelesine ve düzenlenecek eylemlere destek vermeye davet etti.