İrmet Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Davut Özdemir, 28 Temmuz Dünya Hepatit Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada hepatitin bulaşma yolları, belirtileri ve korunma yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi.
Hepatitin mikroplar, ilaçlar, romatizmal hastalıklar ve farklı etkenlere bağlı olarak gelişebildiğini ifade eden Özdemir, halk arasında “bulaşıcı sarılık” olarak bilinen A, B ve C tipi hepatitlere karşı vatandaşları uyardı.
BELİRTİLERE DİKKAT
Viral hepatitlerin erken dönemlerinde bazı ortak belirtilerin görülebildiğini kaydeden Prof. Dr. Özdemir, bunları şöyle sıraladı:
“Bulantı ve kusma, idrar renginde koyulaşma, dışkı renginde açılma, gözlerde ve ciltte sararma ile kaşıntı en sık görülen belirtiler arasındadır.”
HEPATİT A, KİRLİ SU VE GIDALARDAN BULAŞABİLİYOR
Hepatit A’nın, hasta kişilerin dışkılarıyla kirlenmiş su ve gıdalar aracılığıyla ağız yolundan bulaştığını belirten Özdemir, hastalığın nadiren karaciğer yetmezliğine ve ölüme yol açabileceğini söyledi.
Hastaların büyük bölümünün iyileşerek ömür boyu bağışıklık kazandığını ifade eden Özdemir, korunmak için su ve gıda hijyenine dikkat edilmesi, ellerin düzenli yıkanması ve hastalığı geçirmeyen kişilerin aşılanması gerektiğini vurguladı.
HEPATİT B SİROZ VE KANSERE YOL AÇABİLİR
Hepatit B’nin anneden bebeğe doğum sırasında, cinsel temas yoluyla veya kanla temas eden jilet ve diş fırçası gibi kişisel eşyaların ortak kullanılmasıyla bulaşabildiğini belirten Prof. Dr. Özdemir, hastalığın çocukluk çağında alınması durumunda kronikleşme riskinin yüzde 90’a kadar çıkabildiğini ifade etti.
Hepatit B’nin uzun yıllar belirgin bir şikâyete yol açmadan ilerleyebileceğine dikkat çeken Özdemir, şu uyarıda bulundu:
“Tedavi edilmesi gereken hastalar gerekli tedaviyi almazsa siroz ve karaciğer kanseri gelişebilir. Hastalık çoğu zaman bu aşamalara gelinceye kadar belirgin şikâyet vermediği için risk taşıyan kişilerin test yaptırması, hastaların ise 6-12 ayda bir kontrole gitmesi gerekir.”
Özdemir, dünya genelinde 250-300 milyon, Türkiye’de ise 3-4 milyon kişinin Hepatit B enfeksiyonu taşıdığını belirterek, dünyada her yıl yaklaşık 1,1 milyon kişinin Hepatit B’ye bağlı siroz ve karaciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.
KİŞİSEL EŞYALAR ORTAK KULLANILMAMALI
Hepatit B’ye karşı aşının bulunduğunu hatırlatan Özdemir, özellikle ailesinde veya eşinde hastalık bulunan kişilerin aşılanması gerektiğini belirtti. Jilet ve diş fırçası gibi kan veya vücut sıvılarıyla temas edebilecek kişisel eşyaların ortak kullanılmaması gerektiğini kaydetti.
HEPATİT C’NİN AŞISI YOK
Hepatit C’nin de Hepatit B’ye benzer yollarla bulaşabildiğini ifade eden Prof. Dr. Özdemir, bu hastalığa karşı henüz bir aşının bulunmadığını ancak günümüzde başarılı tedavi seçeneklerinin mevcut olduğunu söyledi.





