Türkiye’nin sigara tüketiminde dünyada ikinci sırada yer aldığını belirten Memişoğlu, erkeklerin yüzde 46’sının sigara kullandığını söyledi. Geçen yıl Türkiye’de toplam 8 milyar paket sigara satıldığını ifade eden Memişoğlu, sigaranın hastalık ve ölüm nedenleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Türkiye’deki ölüm nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, ölümlerin yüzde 34,7’sinin dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16’sının ise iyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleştiğini belirtti.
Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42’sini iskemik kalp hastalıklarının oluşturduğunu aktaran Memişoğlu, iyi ve kötü huylu tümörlerin yüzde 30’unun ise solunum hastalıkları, akciğer kanseri ve gırtlak kanserinden kaynaklandığını ifade etti.
Bu hastalıkların temel nedenleri arasında sigara, hareketsizlik ve fazla kilonun bulunduğuna dikkat çeken Memişoğlu, “Sigara, Türkiye’de insanlarımızın hastalanma ve ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biridir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 46’sı sigara içiyor. Dünyada ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Bize bir şey olmaz diyoruz ama oluyor. Olduktan sonra pişman oluyoruz.” dedi.
Obezite konusunda da uyarılarda bulunan Memişoğlu, Türkiye’de fazla kilonun ciddi bir sağlık sorununa dönüştüğünü belirtti.
Memişoğlu, “Yüzde 30 neredeyse morbid obeze dönüşmüş bir toplumdan bahsediyoruz ve bunun sebepleri yaşam tarzı, stres, yeme alışkanlıklarıdır.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de kırsal nüfusun geçmiş yıllara göre önemli ölçüde azaldığını belirten Memişoğlu, 2000’li yıllarda nüfusun yaklaşık yüzde 30’unun kırsalda yaşadığını, bugün ise her 100 kişiden yalnızca 6,6’sının kırsal bölgelerde bulunduğunu söyledi.
Değişen yaşam biçimine karşın beslenme alışkanlıklarının yeterince değişmediğini ifade eden Memişoğlu, şehirleşmenin de insanların daha az hareket etmesine neden olduğunu söyledi.
Ağır beslenme alışkanlıklarının yanı sıra kentlerde araç kullanımının yaygınlaşmasının yürüme ve egzersiz alışkanlıklarını azalttığını belirten Memişoğlu, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.
Memişoğlu, sağlık politikalarında yalnızca hastalıkların tedavisine odaklanmak yerine toplumda sağlıklı yaşam bilincinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Tedavi talebinden çok sağlık talebini oluşturmalıyız.” dedi.
Toplumun yaşam alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik çalışmaların sürdürüleceğini ifade eden Memişoğlu, medya mensuplarının da sağlıklı yaşam konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasında önemli bir rol üstlendiğini dile getirdi.






