İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Trakya genelinde 35 bin 500 hektarlık alanın acele kamulaştırılabileceğine ilişkin karara tepki gösterdi. Kaya gazı üretimi kapsamında yürütülmesi planlanan faaliyetlerin tarım alanları, su kaynakları ve halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "İçmeye suyumuz yok ya bizim, bitti, daha neyimiz kaldı ki göz dikiyorsunuz Allah aşkına?"
"TRAKYA’DA 35 BİN 500 HEKTAR ALAN ACELE KAMULAŞTIRILABİLECEK"
Kamuoyuna duyurulan karara dikkat çekilerek Trakya’da geniş bir alanın kamulaştırılacak olması eleştirildi. Tarımsal sit alanı ilan edilerek korunması gereken toprakların geleceğinin tehlikeye atıldığını belirten Taşçı, sürece yönelik tepkisini şöyle dile getirdi: "Trakya’da 35 bin 500 hektar alan acele kamulaştırılabilecek."
"BİZ ALTERNATİF ENERJİ KAYNAKLARINA KARŞI DEĞİLİZ AMA..."
Kaya gazı üretiminde kullanılan yöntemlerin ve kimyasalların çevre üzerindeki etkilerine dikkat çekilen açıklamada, yer altı sularının ve içme suyu kaynaklarının kirlenme riskiyle karşı karşıya kalacağı belirtildi. Trakya’daki su yetersizliğine vurgu yapan Taşçı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz alternatif enerji kaynaklarına karşı değiliz ama tek bir kuyu için milyonlarca litre, on binlerce metreküp su tüketmek gerekiyor. İçmeye suyumuz yok ya bizim, bitti, daha neyimiz kaldı ki göz dikiyorsunuz Allah aşkına?"
"HEPİMİZ Mİ ÖLELİM YA!"
Bölgedeki sağlık risklerine dikkat çekilerek Trakya’da kanser vakalarının yaygınlığına ilişkin endişeler dile getirildi. Kaya gazı üretiminde kullanılan kimyasalların sağlık sorunlarıyla ilişkilendirildiği belirtilirken, fay hatları üzerindeki sismik risklere de değinen Taşçı şu açıklamayı yaptı: "Trakya’da her dört haneden birinde zaten kanser var. Hepimiz mi ölelim ya! Hepimiz ölünce mi bitecek bu taammüden cinayet Trakya’da? Kuzey Marmara Fay Hattı üzerindeyiz biz zaten. Bu tehlikeyi nasıl idrak edemezsiniz veya bile isteye nasıl afete davetiye çıkarabilirsiniz?"
"KUYU TÜKENECEK, TOPRAK DA SU DA TÜKENECEK"
Kaya gazı üretiminin ekonomik getirisine yönelik söylemlerin eleştirildiği bölümde, bir kuyunun verimliliğinin 15-20 yıl sürebileceği, buna karşılık çevresel tahribatın uzun vadeli olacağı ifade edildi. Taşçı, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti:"Büyüklere masallar anlatıyorlar, ‘Şöyle önemli yataklar var.’, ‘Şu kadar gelir elde edilecek.’ diye. Bir kuyunun verimi on beş, yirmi yıl; kuyu tükendi, e, o arada toprak da tükendi, su da. Soru şu: O güne kadar elde edilen gelir oluşan tahribatı karşılamaya yetecek mi? Size rantın faizi, biz Trakyalılara göç yolları; çılgın proje bu mu?"
STK VE MESLEK ÖRGÜTLERİNE TEŞEKKÜR
Söz konusu karara itiraz eden meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının yürüttüğü mücadelenin önemine değinildi. Taşçı, toplumsal katılım ve dayanışmanın önemini vurgulayarak şu teşekkür mesajını paylaştı:"Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne, Trakya Platformu’na, Tekirdağ Akademik Odalar Birliği’ne ve kent konseylerine teşekkür ediyorum."
"MÜMBİT TOPRAKLARIMIZI KORUMAK ÜZERE MÜCADELEYE DAVET EDİYORUM!"
Trakya’nın korunmasının siyasi parti ayrımlarının üzerinde tutulması gerektiği vurgulandı. Bölgedeki tüm milletvekillerine ve belediye başkanlarına çağrıda bulunan Taşçı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:"Trakya’nın il ve parti ayırmadan bütün milletvekillerini, il ve parti ayırmadan bütün belediye başkanlarını da çekimser duruşlarını terk etmeye ve mümbit topraklarımızı korumak üzere mücadeleye davet ediyorum!"






