Dere simsiyah aktı: Gerekeni yapacağım
Dere simsiyah aktı: Gerekeni yapacağım
İçeriği Görüntüle

Tekirdağ’ın Kapaklı ve Saray ilçelerinde hayata geçirilmesi planlanan rüzgâr enerji santrali (RES) projesi, bölge halkının tepkisini çekti. EH Enerji Anonim Şirketi tarafından yapılması planlanan “Kapaklı Rüzgâr Enerji Santrali (20 Türbin – 50 MWm / 50 MWe) ve Elektrik Depolama Tesisi (50 MWe / 50 MWh)” projesinin, yerleşim alanlarına çok yakın bir noktada kurulmak istenmesi endişeleri artırdı.

Projeye göre Kapaklı ilçesinin İnönü, Karaağaç ve Yanıkağıl Mahalleleri ile Saray ilçesinin Atatürk, Büyükyoncalı ve Bozoba Mahalleleri, santral sahası içerisinde ya da hemen bitişiğinde kalıyor. Bu durum, bölgede yaşayan binlerce vatandaşı doğrudan etkileyecek olması nedeniyle ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi.

Bölge sakinleri, yenilenebilir enerjiye karşı olmadıklarını özellikle vurgularken, 20 adet dev rüzgâr türbininin evlerin, tarım arazilerinin ve hayvan yaşam alanlarının bu denli yakınına kurulmasının kabul edilemez olduğunu ifade ediyor. Vatandaşlar; türbinlerin oluşturacağı sürekli gürültü, gölge titreşimi (flicker etkisi), doğal yaşamın tahribatı ve kuş ölümleri gibi olumsuzlukların yeterince dikkate alınmadığını savunuyor.

Özellikle tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan mahalle sakinleri, bu büyüklükte bir RES projesinin toprak verimliliğini, hayvan sağlığını ve insan yaşam kalitesini olumsuz etkileyeceğini dile getiriyor. Daha önce farklı bölgelerde kurulan benzer projelerde yaşanan sorunlara dikkat çeken vatandaşlar, “Aynı bedeli biz neden ödeyelim?” diyerek projeye tepki gösteriyor.

Proje kapsamında, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’nin 9. maddesi gereğince 27 Ocak Cuma günü sat 11.00’da Yanıkağıl Mahallesi Düğün Salonu’nda Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı yapılacağı duyuruldu. Ancak bölge halkı, bu toplantıların çoğu zaman gerçek bir katılım sağlamaktan ziyade yasal bir prosedürün yerine getirilmesi amacı taşıdığını ileri sürüyor.

Vatandaşlar, toplantının gerçek anlamda bir katılım sürecine dönüşmesini, itiraz ve taleplerinin eksiksiz şekilde tutanaklara geçirilmesini talep ediyor. Yetkililere çağrıda bulunan bölge sakinleri, insan sağlığını, doğayı ve yaşam hakkını tehdit eden projelere onay verilmemesi gerektiğini vurguluyor.