Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda söz alan İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılarla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Taşçı, yaşanan olayların toplumda derin bir travma yarattığını belirterek, “Bütün doğruları sıfırlayacak kadar büyük bir yanlışın içindeyiz” dedi.

Barış Çapkan: Yanıkağıl için sürecin takipçisiyiz
Barış Çapkan: Yanıkağıl için sürecin takipçisiyiz
İçeriği Görüntüle

Dünya genelinde şiddetin arttığını ve çocuk suçluluğunda yükseliş yaşandığını ifade eden Taşçı, bunun bir tespit olduğunu ancak hiçbir şekilde mazeret olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı. Türkiye’de yaşanan saldırıların başka ülkelerdeki benzer olaylarla normalleştirilemeyeceğini belirten Taşçı, çocukların hayatının hiçbir koşulda riske atılamayacağını dile getirdi.

Konuşmasında sosyal medyada yayılan saldırı görüntülerine de değinen Taşçı, bu içeriklerin özendirici ve tetikleyici etkisine dikkat çekti. Taşçı, “Neden iki gündür okul koridorlarında saldırganları engelsiz ve filtresiz izliyoruz?” diyerek yetkililere ve platformlara çağrıda bulundu.

Daha önce Meclis’te çocuk suçluluğunun bir millî güvenlik sorunu haline geldiğini ifade ettiklerini hatırlatan Taşçı, riskli bölgelerin bilindiğini ancak gerekli önlemlerin alınmadığını söyledi. Şanlıurfa’nın yüksek riskli bölgeler arasında yer aldığını belirten Taşçı, “Eğer önlem alınmayacaksa risk haritalarının ne anlamı var?” ifadelerini kullandı.

Okullardaki güvenlik uygulamalarını da eleştiren Taşçı, güvenlik kameralarının yalnızca kayıt almakla sınırlı kaldığını belirtti. Taşçı, anlık izleme ve önleyici müdahale yapılmadığı sürece bu sistemlerin yeterli olmayacağını ifade etti.

Art arda yaşanan saldırıların ciddi bir güvenlik zafiyetine işaret ettiğini savunan Taşçı, okullara silahla girilebilmesini “açık bir ihmal ve durumun ciddiyetini kavrayamama” olarak değerlendirdi.

Yaşanan olayların sorumluluğuna dikkat çeken Taşçı, İçişleri ve Millî Eğitim Bakanlarına istifa çağrısında bulundu. Taşçı, bu çağrının siyasi değil vicdani bir beklenti olduğunu belirterek, “Bu çocuklar devletin kucağında can verdi. Bunun affı olmaz” dedi.