İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada dijital bağımlılığın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Taşçı, çözümün yasaklarda değil, toplumsal bilinçte ve dijital okuryazarlığın artırılmasında olduğunu vurguladı.
Dijital bağımlılıkla ilgili verilen önergenin görüşmeleri sırasında Genel Kurul’da kısa süreli gerginlik yaşandı. Konuşmasını AK Parti sıralarından yükselen tepkiler arasında sürdüren Taşçı, “Keşke iktidar sıralarında oturan arkadaşlar da dinleseler ya da dışarı çıksalar, bu çok önemsedikleri konuyu burada sağlıklı şekilde konuşabilsek” ifadelerini kullandı. Yaşanan sözlü tartışmaların ardından konuşmasına devam etti.
Taşçı, günümüzde “dijital” kavramının yalnızca teknolojiyi değil, aynı zamanda bağımlılığı da ifade ettiğini belirterek, bu durumun giderek büyüyen bir sorun haline geldiğini söyledi. Dijital bağımlılık nedeniyle yoksunluk yaşayan ve tedavi gören bireylerin bulunduğunu ifade eden Taşçı, özellikle çocuklar ve gençlerin büyük risk altında olduğunu dile getirdi.
Konuşmasında dikkat çeken veriler paylaşan Taşçı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun ortaokul ve lise öğrencilerinin yüzde 50’sini risk grubunda değerlendirdiğini belirtti. Yeşilay verilerine göre ise 12-18 yaş grubunda dijital bağımlılık başvurularının yüzde 64’e ulaştığını ifade ederek, bu durumun görmezden gelinemeyeceğini söyledi.
Dijital bağımlılıkla mücadelede yasakçı yaklaşımları eleştiren Taşçı, sorunun temelinde çocukların yalnızlığı, aile içi iletişim eksikliği ve sosyal ortam yetersizliğinin bulunduğunu vurguladı. Plansız kentleşme, güvensiz sokaklar ve çocuk yoksulluğunun da bu sorunu derinleştirdiğini belirten Taşçı, dijital bağımlılığın toplumsal bir mesele olduğunun altını çizdi.
Türkiye’nin dijital okuryazarlık seviyesine de değinen Taşçı, Avrupa Birliği ortalamasının yüzde 56 olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın yüzde 33’te kaldığını söyledi. Gençlerin büyük bölümünün sosyal medya kullandığını ve günde ortalama 3 saatten fazla zaman geçirdiğini belirten Taşçı, bu durumun bilinçli kullanım ihtiyacını artırdığını ifade etti.
Taşçı, bazı ailelerin çocuklarını sosyal medyada bir kazanç aracı haline getirdiğini belirterek, çocuk mahremiyetinin ihlal edildiğine dikkat çekti. “Çocuklarımızı koruyun demeden önce herkes kendi sorumluluğunu yerine getirmeli” diyen Taşçı, ebeveynlerin dijital dünyada daha bilinçli olması gerektiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda çözüm önerilerini sıralayan Taşçı, Türkiye’nin genç potansiyelinin korunması gerektiğini vurguladı. Aileler ve öğretmenler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir dijital okuryazarlık seferberliği başlatılması gerektiğini ifade eden Taşçı, çocukların yasaklarla değil bilinçle korunması gerektiğini dile getirdi.







