TBMM Genel Kurulu’nda Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı’nın gazetecilere yönelik soruşturma ve gözaltı uygulamalarına ilişkin yaptığı konuşma dikkat çekti. Taşçı, “Gazetecilik suç değildir; ancak suç haline getirilmek istenmektedir” diyerek basın özgürlüğünün demokrasinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
Konuşmasında basının denetleyici rolüne dikkat çeken Taşçı, gazeteciliğin olduğu bir ortamda yolsuzluk, hırsızlık ve yalanın barınamayacağını ifade etti. Gazetecilerin susturulmasının, kamu gücünü elinde bulunduranların hesap vermekten kaçınma isteğinden kaynaklandığını savunan Taşçı, “Gazetecilik varsa haine ve zalime rahat yoktur” dedi.
Taşçı, son dönemde yargı süreçleriyle gündeme gelen gazeteciler Alican Uludağ ve İsmail Arı’ya da değinerek, her iki ismin açıklama ve paylaşımlarında gerçeğe aykırı bir unsur bulunmadığını belirtti. Taşçı, bu gazetecilerin toplumun doğru bilgiye ulaşması için çaba gösterdiğini ifade etti.
Bayram günü yapılan gözaltı işlemlerini sert sözlerle eleştiren Taşçı, bu tür uygulamaların adaletle bağdaşmadığını dile getirdi. Gazetecilere yönelik işlemleri “ikiyüzlülük” olarak nitelendiren Taşçı, masumiyet karinesinin ihlal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye’de yolsuzluk, istismar ve çeşitli yapısal sorunlara dikkat çeken Taşçı, bu konuların dile getirilmesinin suç olmadığını belirterek, “Suç olan bunları yazmak değil; yazılmasını engellemektir” ifadelerini kullandı. Basın özgürlüğünü sınırladığı iddia edilen düzenlemelerin amacının dışına çıktığını savundu.
Konuşmasının sonunda gazetecilerin baskılara rağmen görevlerini sürdürmesinin önemine değinen Taşçı, “Gazetecileri susturmaya çalışmak sadece konuşanların sayısını artırır” dedi. Taşçı, sözlerini “Zulme susmak, o zulme kurban olmaya giden ilk adımdır” ifadeleriyle tamamladı.






