İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülerek kanunlaşan öğrenci affı düzenlemesi üzerine söz aldı. Taşçı, düzenlemenin ilk hâlinde daha önce öğrenci affından yararlanmış olanların yeniden aftan faydalanmasını engelleyen hükme itiraz ettiklerini belirterek, yapılan değişiklikle bu yanlıştan dönüldüğünü söyledi.
Öğrenci affının temelinde hakkaniyet ilkesinin bulunması gerektiğini vurgulayan Taşçı:
“Eğitim bir defaya mahsus olarak tanınan bir hak değildir, yükseköğretime erişim bir defaya mahsus tanınan bir imkân değildir. Bu nevi düzenlemeleri yaparken önceki aflardan yararlananları kategorik olarak kapsam dışı bırakmaya kalkarsanız kanunu hem sosyal amacından koparırsınız hem de hak kullanımını bir dışlanma sebebine dönüştürmüş olursunuz.” dedi.
İtirazları ve eleştirileri sonucu söz konusu hükümden vazgeçildiğini belirten Taşçı:
“Millî Eğitim Komisyonu üyelerine teşekkür ediyorum. Eğitim Politikaları Başkanımız Şenol Sunat’ın da diğer üyelerin de ısrarla ifade ettiği yapıcı eleştiri ve itirazlara kulak verdiler, ortak akıl işletilerek bir yanlıştan dönülmüş oldu. Çünkü geçmişte bir aftan faydalanmış olmak, yükseköğrenimi tamamlayabilmiş olmak anlamına gelmiyor.” ifadelerini kullandı.
Ekonomik kriz, yoksulluk, deprem felaketi ve barınma sorunlarının eğitimi zorlaştırdığını ifade eden Taşçı, gençlere imkân sunulmasını desteklediklerini ancak kalıcı çözümler için yükseköğretim politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi:
“Bir an önce, hiç vakit kaybetmeden yükseköğretim diplomasına sahip olmayı anlamlı kılacak eğitim politikaları tesis etmek zorundasınız. Ülkenin ihtiyaç duyduğu kadroları tespitle, dünya yapay zekâdan süper zekâya evrilirken sektörlerin sürdürülebilirliklerinin analizi eşliğinde doğru bir yükseköğretim planlaması yapmak ve gençlere artık hayal satmaktan vazgeçmek zorundasınız.”
“Atanamayan öğretmen adayı, atanamayan sağlık teknikeri, atanamayan ziraat mühendisi, atanamayan psikolog, atanamayan veteriner olarak mezun olmamalı. Milyonlarca genci, ihtiyaç fazlası muamelesi görmeye mahkûm etmeyecek bir yükseköğretim politikası tesis etmek zorundasınız.”
Konuşmasında Doruk Madencilik işçilerinin ödenmeyen ücret ve tazminatlarına da değinen Taşçı, yaşanan mağduriyete tepki gösterdi:
“Bugün sabah haberlerini izlerken ben bir insan olarak çok utandım, bir parlamenter olarak utandım. Bir hukuk devletinde hak aramak suç, hak yemek marifet olur mu?”
Son olarak gazetecilere yönelik engellemeleri gündeme getiren Taşçı, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Doruk Madencilik işçileri devletin güvenliğini mi tehdit ediyor, devlete isyan mı ediyor? Hayır. O zaman, haber olmalarını engellemek de haberlerinin yapılmasını engellemek de Anayasa’yı ihlal suçudur. Gazetecilere fiziksel müdahaleyi ‘Talimat var.’ diye açıklayan polislere verilen talimat da emir de kanunsuzdur. Gazeteciler değil, asıl müdahaleye muhtaç olan, o kanunsuz emri verenlerdir.”






