CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi sundu.
Avşar, Tekirdağ’ın verimli tarım arazilerine ve 14 Organize Sanayi Bölgesine (OSB) sahip önemli bir üretim merkezi olduğunu ifade etti. Kentin SEGE sıralamasına göre gelişmişlikte 2. kademede yer aldığını, vergi geliri ve istihdamda üst sıralarda bulunduğunu belirten Avşar, sanayileşmenin beraberinde getirdiği çevresel baskılara dikkat çekti.
Yetersiz denetimler ve caydırıcı olmayan cezalar nedeniyle sanayi atıklarının toprağı, suyu ve havayı kirlettiğini savunan Avşar, Arıtma tesislerinin kapasite aşımı, atık suların yeterince arıtılmadan doğaya salınması ve yüksek maliyet gerekçesiyle çevre önlemlerinin göz ardı edilmesinin bu kirliliği kronikleştirdiğini ifade etti. Önergede, Çorlu ve Ergene başta olmak üzere bölgede özellikle gece saatlerinde ve hafta sonlarında kimyasal kokuların arttığı, Çorlu’daki Hava Kalitesi İndeksi verilerinin "tehlikeli" seviyelere ulaştığı kaydedildi.
Avşar, Trakya’nın güneyinde, verimli topraklara sahip modern bir tarım ve sanayi kenti olan Tekirdağ’ın, Marmara kıyılarındaki küçük kıyı ovalarından başka iç kısımlarda da akarsuları ve geniş tabanlı vadileri kaplayan bereketli ovalara sahip olduğunu ifade etti.
Avşar, SEGE 2025 sıralamasına göre Tekirdağ’ın 2'nci gelişmişlik kademesinde yer alan ‘yüksek gelişmiş il’ statüsünde olduğunu, Türkiye'nin en çok vergi veren ilk 10 ilinden biri, istihdam oranında 2'nci ve üretimde lokomotif bir şehir olduğunu ifade etti.
Avşar; “Tekirdağ, Türkiye’nin yüz ölçümü bakımından en küçük illerinden biri olmasına karşın 14 adet Organize Sanayi Bölgesine (OSB) sahiptir. Buna karşı İstanbul’da 8, Ankara’da ise 13 OSB bulunmaktadır.”, dedi.
Denetimlerin caydırıcı olmadığına değinen Avşar; “Şehrimizde, yeterli denetim yapılmadığından, ilgili yönetmelikler ve yasaklar tam uygulanmadığından sanayi atıkları ile verimli toprak zehirlenmekte, çevre ve insan sağlığı açısından tehdit oluşturmaktadır. Öyle ki; her 6 Tekirdağlıdan biri solunum yolu hastalıklarından ve her 4 Tekirdağlıdan birinin de kanserden hayatını kaybetmektedir.”, ifadelerini kullandı.
Günümüzde sanayi, ekonomik kalkınmanın temel taşlarından biri olarak kabul edilse de bazı sanayicilerin çevreye duyarsız davranışları hem ekosistemimizi hem de toplum sağlığını tehdit ettiğini belirten Avşar, Arıtma tesislerinin kapasitesinin aşılması, atık suların yeterince arıtılmadan doğaya bırakılmasına yol açtığını ve bu durumun su kaynaklarının kirlenmesine sebep olduğunu; ayrıca yüksek maliyetler gerekçesiyle çevre koruma önlemlerinin göz ardı edildiğini ve atıkların yasa dışı yollarla bertaraf edildiğini belirtti.
Avşar sözlerine şöyle devam etti; “Özellikle Tekirdağ’da faaliyet gösteren bazı firmaların çıkardığı atıklarla çevredeki tarım alanlarına ciddi zararlar verdiği, bu durumun hem yerel halk hem de çiftçiler için büyük bir tehdit oluşturduğu; ancak kamuoyuna yansımasına ve yerel basında gündeme gelmesine yetkililerin gerekli tedbirleri almadığı iddia edilmektedir. İlgili firmaların yerel ekonomiye katkı sağlaması ve siyasi ilişkiler dolayısıyla görmezlikten gelindiği ifade edilmektedir.”
Yerel basında ve kamuoyunda çokça tartışıldığı üzere Çorlu'daki Hava Kalitesi İndeksi (HKÎ) verileri "tehlikeli" kategorisinde yer aldığına ve sağlık açısından büyük bir risk taşıdığına değinen Avşar, öyle ki, Çorlu ve Ergene’de özellikle hafta sonları ve gece saatlerinde ağır ve kimyasal kokular yüzünden yaz ayında pencerelerini açamaz hale geldiğini belirtti.
Avşar, kontrolsüz sanayileşmenin en ağır sonuçlarını yaşayan Çorlu’da, özellikle Çobançeşme, Hatip, Hıdırağa, Önerler, Rumeli ve Alipaşa mahallelerinde hissedildiği belirtilen ağır koku, bölge sakinlerini endişelendirdiğini, bölge halkının, sorunun yıllardır devam ettiğini belirterek çevre denetimlerinin artırılmasını, kirliliğe neden olan işletmelerin tespit edilerek gerekli yaptırımların uygulanmasını istediklerini söyledi.
Avşar sözlerine şöyle devam etti; “Bu çerçevede konuya ilişkin çeşitli tarihlerde verdiğimiz soru önergelerimize cevaben gerekli tedbirlerin alındığı, mevzuat hükümleri çerçevesinde ceza ve yaptırımların uygulandığı, çevreyi korumaya yönelik bir dizi faaliyetin yapıldığına dair çeşitli beyanlarda bulunulmuştur. Ancak yukarıda izah edildiği üzere Ergene Havzası'ndaki kirlilik, Çorlu’daki koku ve Çorlu Deresi’ndeki kirlilik, Çerkezköy’deki hava kirliliği, sanayi tesislerinin çevresel sorunlar olduğu gibi devam etmiş ve kronik bir hal almıştır. Caydırıcı tedbirlerin ivedilikle uygulanmaya alınması hayati öneme sahiptir.” ve konuya ilişkin Bakan Kurum’a sorular sordu;
1. Ülke genelinde olduğu gibi Tekirdağ’da da sanayi kirliliğinin başlıca sebepleri olarak arıtma tesislerinin kapasitesinin aşılması, yüksek maliyetler gerekçesiyle çevre koruma önlemlerinin göz ardı edilmesi, atıkların yasa dışı yollarla bertaraf edilmesi, sanayi tesislerinin düzenli olarak denetlenmemesi ve cezaların caydırıcı olmaması gibi unsurların varlığına karşın ne tür tedbirler alınmaktadır? Söz konusu denetimler sonucu uygulanan yaptırımlar yeterli midir?
2. Ergene Nehri kirliliği başta olmak üzere oluşan çevre kirliliğini azaltmak için sanayi kuruluşlarının atık deşarjını akarsuların debisine göre yeniden düzenleme ve çalışır durumda olmayan atık arıtma tesislerini çalışır hale getirmek için bir planınız var mıdır? Bu hususta ilgili mevzuat hükümlerine aykırı uygulamalara ilişkin gerekli cezai işlemler uygulanmış mıdır?
3. Çorlu’nun Hava Kalitesi İndeksinin (HKÎ) "tehlikeli" kategorisinde yer alan değerleri ve halkın rahatsızlığı ve tepkisi dikkate alınarak sağlık ve çevre açısından çok büyük risk taşıyan bu durum karşısında ne tür tedbirler alınmaktadır? Bölgeye özel bir acil çevre eylem planının hazırlanması düşünülmekte midir?
4. Tekirdağ’ın hava kirlilik seviyesi nedir? Bu kirliliğin ilçe bazında oranları nasıldır? Uzmanlar tarafından ifade edildiği ve halk nezdinde büyük rahatsızlık oluşturduğu üzere sağlığı tehdit edecek boyutlara varıldığı tarafınızca da tespit edilmiş midir? Bu hususta belediyeler ve diğer paydaşlarla bir iş birliğiniz var mıdır?
5. Söz konusu çevre kirliği ve suiistimaller sebebiyle Tekirdağ’da her altı kişiden birinin solunum yolu hastalıkları ve her dört kişiden birinin ölümcül hastalıklara yakalanması ve özellikle Ergene ilçemizde kanser vakalarında büyük bir artış yaşanması durumu karşısında diğer paydaş kurumların iş birliğinde ne tür tedbirler alınmaktadır? Bu hususta yapılmış bir tespitiniz var mıdır? Vakaların artış eğilimi nasıldır?
6. Tekirdağ’ın yerel basınında yer alan ve halk nezdinde şikâyet konusu olduğu üzere ilgili mevzuat hükümlerini ihlal ederek, gerekli tedbirleri almadan hem çevre kirliliğine hem de halk sağlığına karşı risk oluşturan tesisler tarafınızdan da tespit edilmiş midir? Bu tesisler hangileridir ve bu hususta ne tür işlemlere ve yaptırımlara başvurulmuştur?
7. Tekirdağ’ın, “stratejik konumu”, “tarım potansiyeli” ve “sanayi kenti” gibi niteliklerini birlikte değerlendirerek ve bu çerçevede bir vizyon ortaya koyarak hak ettiği refah düzeyini ve sağlıklı yaşamı yakalaması bakımından şehrimize yönelik bir eylem planı hazırlığınız var mıdır? Bu hususta diğer paydaş kurumlarla bir iş birliği modeli geliştirmeyi düşünüyor musunuz?
8. Tekirdağ'ın yaşadığı çevre sorunlarının aciliyeti dikkate alınarak tespit, planlama, uygulama ve sonuçlandırma noktasında yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla ne tür ortak çalışmalar yapılmaktadır? Bu hususta yürütülen ortak projeler bulunmakta mıdır?
9. Çeşitli tarihlerde konuya ilişkin verdiğimiz yazılı soru önergelerine tarafınızca verilen cevaplarda gerekli tedbirlerin alındığı ifade edilmiştir. Ancak resmi raporlar ve vatandaşımızın şikâyet ve talepleri sorunun hala devam ettiğini göstermektedir. Bu husustaki açıklamanız nedir? Söz konusu kök sebeplerin bertaraf edilmesine ilişkin uygulanan tedbirlerin gözden geçirilmesine ve eksikliklerin tespitine ilişkin bir çalışma yapmayı planlıyor musunuz?






