Türkiye’de 20 milyonu aşkın Alevi yurttaşın tüm vatandaşlık görevlerini yerine getirdiğini belirten Avşar, buna rağmen cemevlerinin resmi olarak ibadethane statüsünde kabul edilmemesi nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşandığını ifade etti.
Anayasa’nın laiklik, eşitlik ve din-vicdan özgürlüğünü güvence altına alan maddelerine dikkat çeken Avşar, devletin tüm inanç gruplarına eşit mesafede yaklaşmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu söyledi. Avşar, “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. Eşit yurttaşlık ilkesi gereği Alevi toplumunun talepleri ertelenemez” dedi.
Avşar ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Yargıtay ve Danıştay kararlarının da cemevlerinin ibadethane niteliğini açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Bu kararların dikkate alınması gerektiğini ifade eden Avşar, yıllardır dile getirilen taleplerin karşılanmasının toplumsal barış açısından önemli olduğunu söyledi.
Cemevlerinin resmi ibadethane olarak tanımlanmaması nedeniyle imar sorunları yaşandığını, elektrik, su ve diğer temel giderlerde destek alınamadığını belirten Avşar, bu durumun eşit yurttaşlık ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi.
Kanun teklifinin amacı hakkında konuşan Avşar, “Bu teklif ile yargı kararlarıyla oluşan hukuki zemini yasal güvenceye kavuşturmayı ve ayrımcılığı ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Cemevlerine ibadethane statüsü tanıyarak hem insan hakları hukukunun gereklerini yerine getirmeyi hem de toplumsal uzlaşmayı güçlendirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.





