CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, dar gelirli ailelerin üzerindeki eğitim yükünü hafifletmek ve eğitimde fırsat eşitliğini güvence altına almak amacıyla "okula başlangıç desteği" konusunu meclis gündemine taşıdı. Hazırladığı Milli Eğitim Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) sunan Avşar, bu yardımın, Anayasal bir eğitim hakkı güvencesi olması gerektiğini vurguladı.
“Ekonomik temelli sosyal bir kriz”
Kanun teklifinin gerekçesinde Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik tabloya dikkat çeken Cem Avşar, yoksulluğun toplumsal sonuçları olan ağır bir kriz haline geldiğini belirtti. Avşar, “Yoksulluk; ortalama yaşam süresinden beslenmeye, sağlıktan ulaşıma ve barınmaya kadar temel yaşam hakkını doğrudan etkilemektedir” dedi.
"Her on yurttaştan ikisi yoksul”
TÜİK verilerini referans gösteren Avşar, Türkiye’de en az 17 milyon 821 bin yurttaşın en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olduğunu ve yoksulluk oranının %21,2’ye yükseldiğini ifade etti. Çalışan yoksulluğunun da hızla arttığına değinen Avşar, 2025 yılı verilerine göre çalışanların yoksulluk oranının %12,2, geniş tanımlı işsizliğin ise %30,6 seviyesinde olduğunu hatırlattı.
“Çalışanların yarısı açlık sınırında”
Ücretlerin enflasyon karşısında eritildiğini belirten Avşar, çalışanların yarısına yakınının açlık sınırının altında kaldığını söyledi. 2026 yılının Ağustos ayı verilerine değinen Avşar; 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 37 bin 388 TL, yoksulluk sınırının 121 bin 786 TL olduğunu; buna karşılık asgari ücretin 28 bin 75 TL, en düşük memur aylığının 70 bin 224 TL ve en düşük emekli aylığının ise 23 bin 553 TL seviyesinde kaldığını vurguladı.
“Çocukların %36,8'i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında”
Ekonomik krizden en ağır darbeyi çocukların aldığını belirten Tekirdağ Milletvekili, TÜİK verilerine göre 18 yaş altı çocukların %36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski taşıdığını açıkladı. Çocukların beslenme ve eğitim hakkından mahrum kalmasının fiziksel ve zihinsel gelişimlerini olumsuz etkilediğini dile getiren Avşar, bu durumun çocuk işçiliğini de artırdığı uyarısında bulundu.
“Kamusal politikalar çocuk mutluluğuna odaklanmalı”
Sosyo-ekonomik eşitsizliklerin okul çağındaki çocuklar arasında ayrışmaya, akran zorbalığına ve sosyal dışlanmaya yol açtığını kaydeden Avşar, kamu politikalarının çocukların mutluluğunu esas alması gerektiğini ifade etti. Avşar, adil ve erişilebilir eğitimin Anayasal bir hak olduğunun altını çizdi.
“Sosyal yardım değil, eğitim güvencesi”
Teklifin amacını özetleyen Cem Avşar, Milli Eğitim Temel Kanununun 53. maddesinde değişiklik yapılmasını öngördüklerini belirtti. Bu düzenlemeyle devlet okullarında okuyan ve talep eden tüm öğrencilere kırtasiye malzemelerinin her eğitim-öğretim yılı başında ücretsiz verilmesi ve dar gelirli ailelere "okula başlangıç desteği" sağlanması amaçlanıyor. Avşar, yapılan düzenlemenin sıradan bir "sosyal yardım" değil, doğrudan kanuni bir "eğitim güvencesi" haline geleceğini belirterek sözlerini tamamladı.







